Yine yeni yeniden 'OGame'
Öncelikle OGame hakkında kısa bir alıntı yapayım ogame-tr sitesinden :
OGame, tarayıcı (browser) üstünden internet bağlantısı aracılığıyla oynanan, özel bir kurulum gerektirmeyen, ücretsiz bir uzay strateji oyunudur.
OGame oynamak için öncelikle bir internet bağlantısı gerekir. Tarayıcı üstünden basit komutlarla oynandığından, yüksek performanslı ekran kartına ve işlemciye gereksinim yoktur. İyi bir taktisyenlik, sağlam sinirler, azim ve birkaç saatlik bölük pörçük uykulara dayanıklılık ister.
Oyun savaş, yağma, ticaret ve diplomasi üzerine kuruludur. Oyuna bir gezegende başlarsınız. Amacınız hammadde üretmek yahut yağma yoluyla diğer gezegenlerden ele geçirmek ve bu hammaddelerle yeni filolar ve binalar inşa ederek medeniyetinizi geliştirmektir. Diğer oyuncuların sahip oldukları gezegenleri ele geçiremezsiniz, ancak henüz kimse tarafından sahiplenilmemiş gezegenleri sömürgeleştirerek burada yeni medeniyetler kurup hammadde üretebilir ve bunları kullanabilirsiniz.
Diğer oyuncularla güçlerinizi birleştirip ittifaklar kurarak galaksi üstünde söz sahibi olabilir, ittifaklararası dev savaşlar yapabilirsiniz.
OGame'e ilk adım..
2005 senesinde Mustafa (Muzzy) abisiyle oynadıkları (Erol Abi) bir oyundan bahsediyordu sürekli. Ve bende dayanamayıp oynamaya karar verdim. Hemen 3’ümüz E.M.C. adında bi ittifak kurduk 8.Evrende. En yenileri ben olduğum için oldukça gerideydim onlardan. Ama oyunun en ince ayrıntısına kadar tüm detaylarını Muzzy ve Erol abiden (Librarian) alıyordum. İttifak içinde toplu mesajlaşmalarımızda o kadar çok eğleniyorduk, ki çoğu zaman oyunu bırakıp mesajlaşıyorduk. Oyunda geliştikçe daha da bağımlısı oluyordu insan. Ve sonunda uykusuz gecelerin başladığı bağımlılık seviyesine gelmiştim. OGame’in içinde,kendi gezegenimde yaşıyordum sanki. Winampta güzel bi playlist oluşturup sabahlara kadar OGame başındaydım, Muzzy’le sürekli irtibat halinde şuna mı saldırsak buna mı saldırsak diye hesaplar yapıyorduk. Minik bir OGame defterim bile vardı,o derece yani :) Minik bir forum’da kurduk kendimize,savaş raporlarımızı fln orda yayınlıyorduk,ittifak içi mesajlaşmalarımızı daha da genişletmiştik forumla.
OGame ve 'gerçek' hayat..
OGame öyle bir oyun ki neredeyse sürekli online olmak zorundasınız, olmazsanız harcadığınız tüm emek boşa gidebilir bi saldırıyla. Bu yüzden dikkatli olmalıydım ve OGame için planlı yaşamalıydım. OGame yüzünden arkadaşlarımla buluşmalara hep geç kaldım,eve erken döndüm ve daha bi sürü şey. Hatta hiç unutmam arkadaşlarla buluştuktan 10dk sonra “olm benim filolar gelecekti ya” diyip hemen eve koşturmuştum. Filoları havalandırıp tekrardan arkadaşların yanına gitmiştim. Kısacası oyun ‘manyaklık’ boyutuna gelmişti. Tabi oyundaki sıralamamın sürekli yükselmesi de neden olmuştu buna. Bu bahsettiğim olaylar uzun bir süre sürdü ve E.M.C. ittifakı olarak artık 8.Evrende ‘ismi bilinir’ dereceye gelmiştik. Çok ciddi savaşlar yapıyorduk,herkes tanımıştı bizi. Bu bizi ayrı mutlu ediyor,eğlendiriyordu.
Bu sıralarda 24.Evren açılmıştı ve ben dayanamayıp E.M.C.’den kopuk olarak orda da kendime hesap almıştım. Çünkü artık oyunu çok iyi biliyordum herkesin sıfırdan başladığı yeni bir evrende ilk 10’da olabilirim diye düşünüyordum. 24.Evrende sıfırdan gelişirken , 8.Evrendeki hesabımı çok yukarılara taşıyabilecektim. 24.Evrende’de çok iyi savaşlar yaptım,geliştim. Ama hiçbir zaman 8.Evrenin yerini tutmadı. Bu yüzden 24.Evren macerama pek girmiyorum. Çünkü ben OGame’i 8.Evrenle tanıdım.
E.M.C. İttifakı..
8.Evrende Mustafa (Muzzy),Erol abi (Librarian) ve Ben (cAfRi) çok fazla geliştik. İttifaktaki üye sayımız 3 olduğundan diğer ittifaklara göre puanımız azdı. Çünkü ittifak puanı hesaplanırken ittifaktaki tüm üyelerin puanları toplanıyordu. Ama yinede 3 kişiye rağmen çok iyi durumdaydık. Dedim ya herkes tanıyordu. Ben oyunda Filo’cuydum,Librarian kademeci, Muzzy ise karışıktı. Ben Filo’cu olarak basamakları birer birer yükseliyordum,sürekli savaş yapıp,birilerine saldırıyordum. Tabi saldırı da yiyordum ama genelde hep ucuz atlatıyordum. Librarian kademesini ve savunmasını güçlendiriyordu sürekli. Oyunda 8000 kişiden ben Filo’mla ilk 50’ye girmiştim,Librarian’da bilimsel araştırmada ilk 50deydi. Muzzy biraz geride kalmıştı ilk 250 arasındaydı. Fakat o ağır ağır ama sağlam yükseliyordu. 8.Evrende artık ittifak olarak göze batıyorduk. Online olma süremizi iyi ayarlamamız gerekiyordu çünkü bunca zamandır uğraştığımız her şey gidebilirdi. Tam bu süreçte hepimizi çok üzen bi olay gerçekleşti. Muzzy’ye saldırmışlardı ve her şeyini yok etmişlerdi. Tekrardan aynı seviyeye gelmesi beklide 1 yılını alacaktı. Ama o ısrarlıydı,başaracağım diyordu. Fakat OGame’in şöyle kötü bir yanı var. Bir kere saldırı aldınız mı tekrar toparlanamazsınız, tam toparlanıyorum dersiniz birisi saldırır. Yani kısaca sizin düşmenizi bekleyen kişi çoktur. Bu yüzden Muzzy toparlanamadı doğru dürüst,bu da bizi oyundan soğuttu,özellikle beni. Bi heyecanı tadı kalmamıştı oyunun benim için,çünkü Muzzy tekrardan eski haline gelemeyecekti,hep geride kalacaktı. OGame’de kaderimizi nasıl çizelim derken yaz tatili arası geldi. Muzzy Bursa’ya döndü bende Altınoluk’a gittim. Oyunlarımızı tatile aldık,yaz dönüşü yeni bir strateji belirlemeyi düşünüyorduk. Ama bir gün Muzzy aradı beni “olm benim hesap silinmiş ya” dedi. “Nasıl olur yaa, bi yanlışlık vardır” dedim. O da “Olm oyuna 1 ay girmeyince hesap siliniyor ya bende girmemişim heralde silinmiş ama ben yöneticilere mail attım bakalım” dedi. Ve sonuç mu ? Muzzy’nin hesabını geri alamadık :( Artık Muzzy OGame’de yoktu. Ve bu olaydan sonra OGame hayatımı sonlandırmam gerektiğini hissetim. Bende 1 ay boyunca hiç oyuna girmeyerek kendi hesabımın sildirdim. OGame hayatımız bitmişti artık,kendi ‘gerçek’ hayatlarımıza dönüyorduk artık. İlk zamanlar çok zor olsa da sonralardan alıştık ama. Hata “ulan OGame ömür törpüsüymüş be” bile dedik :) Çünkü tüm zamanımızı alıyordu oyun. Biz Muzzy’yle oyunu bıraktık ama Librarian oyunu bırakmadı. İyice gelişerek ilk 10’a kadar yükseldi. Fakat o da daha sonralardan bıraktı..
2005 senesinde Mustafa (Muzzy) abisiyle oynadıkları (Erol Abi) bir oyundan bahsediyordu sürekli. Ve bende dayanamayıp oynamaya karar verdim. Hemen 3’ümüz E.M.C. adında bi ittifak kurduk 8.Evrende. En yenileri ben olduğum için oldukça gerideydim onlardan. Ama oyunun en ince ayrıntısına kadar tüm detaylarını Muzzy ve Erol abiden (Librarian) alıyordum. İttifak içinde toplu mesajlaşmalarımızda o kadar çok eğleniyorduk, ki çoğu zaman oyunu bırakıp mesajlaşıyorduk. Oyunda geliştikçe daha da bağımlısı oluyordu insan. Ve sonunda uykusuz gecelerin başladığı bağımlılık seviyesine gelmiştim. OGame’in içinde,kendi gezegenimde yaşıyordum sanki. Winampta güzel bi playlist oluşturup sabahlara kadar OGame başındaydım, Muzzy’le sürekli irtibat halinde şuna mı saldırsak buna mı saldırsak diye hesaplar yapıyorduk. Minik bir OGame defterim bile vardı,o derece yani :) Minik bir forum’da kurduk kendimize,savaş raporlarımızı fln orda yayınlıyorduk,ittifak içi mesajlaşmalarımızı daha da genişletmiştik forumla.
OGame ve 'gerçek' hayat..
OGame öyle bir oyun ki neredeyse sürekli online olmak zorundasınız, olmazsanız harcadığınız tüm emek boşa gidebilir bi saldırıyla. Bu yüzden dikkatli olmalıydım ve OGame için planlı yaşamalıydım. OGame yüzünden arkadaşlarımla buluşmalara hep geç kaldım,eve erken döndüm ve daha bi sürü şey. Hatta hiç unutmam arkadaşlarla buluştuktan 10dk sonra “olm benim filolar gelecekti ya” diyip hemen eve koşturmuştum. Filoları havalandırıp tekrardan arkadaşların yanına gitmiştim. Kısacası oyun ‘manyaklık’ boyutuna gelmişti. Tabi oyundaki sıralamamın sürekli yükselmesi de neden olmuştu buna. Bu bahsettiğim olaylar uzun bir süre sürdü ve E.M.C. ittifakı olarak artık 8.Evrende ‘ismi bilinir’ dereceye gelmiştik. Çok ciddi savaşlar yapıyorduk,herkes tanımıştı bizi. Bu bizi ayrı mutlu ediyor,eğlendiriyordu.
Bu sıralarda 24.Evren açılmıştı ve ben dayanamayıp E.M.C.’den kopuk olarak orda da kendime hesap almıştım. Çünkü artık oyunu çok iyi biliyordum herkesin sıfırdan başladığı yeni bir evrende ilk 10’da olabilirim diye düşünüyordum. 24.Evrende sıfırdan gelişirken , 8.Evrendeki hesabımı çok yukarılara taşıyabilecektim. 24.Evrende’de çok iyi savaşlar yaptım,geliştim. Ama hiçbir zaman 8.Evrenin yerini tutmadı. Bu yüzden 24.Evren macerama pek girmiyorum. Çünkü ben OGame’i 8.Evrenle tanıdım.
E.M.C. İttifakı..
8.Evrende Mustafa (Muzzy),Erol abi (Librarian) ve Ben (cAfRi) çok fazla geliştik. İttifaktaki üye sayımız 3 olduğundan diğer ittifaklara göre puanımız azdı. Çünkü ittifak puanı hesaplanırken ittifaktaki tüm üyelerin puanları toplanıyordu. Ama yinede 3 kişiye rağmen çok iyi durumdaydık. Dedim ya herkes tanıyordu. Ben oyunda Filo’cuydum,Librarian kademeci, Muzzy ise karışıktı. Ben Filo’cu olarak basamakları birer birer yükseliyordum,sürekli savaş yapıp,birilerine saldırıyordum. Tabi saldırı da yiyordum ama genelde hep ucuz atlatıyordum. Librarian kademesini ve savunmasını güçlendiriyordu sürekli. Oyunda 8000 kişiden ben Filo’mla ilk 50’ye girmiştim,Librarian’da bilimsel araştırmada ilk 50deydi. Muzzy biraz geride kalmıştı ilk 250 arasındaydı. Fakat o ağır ağır ama sağlam yükseliyordu. 8.Evrende artık ittifak olarak göze batıyorduk. Online olma süremizi iyi ayarlamamız gerekiyordu çünkü bunca zamandır uğraştığımız her şey gidebilirdi. Tam bu süreçte hepimizi çok üzen bi olay gerçekleşti. Muzzy’ye saldırmışlardı ve her şeyini yok etmişlerdi. Tekrardan aynı seviyeye gelmesi beklide 1 yılını alacaktı. Ama o ısrarlıydı,başaracağım diyordu. Fakat OGame’in şöyle kötü bir yanı var. Bir kere saldırı aldınız mı tekrar toparlanamazsınız, tam toparlanıyorum dersiniz birisi saldırır. Yani kısaca sizin düşmenizi bekleyen kişi çoktur. Bu yüzden Muzzy toparlanamadı doğru dürüst,bu da bizi oyundan soğuttu,özellikle beni. Bi heyecanı tadı kalmamıştı oyunun benim için,çünkü Muzzy tekrardan eski haline gelemeyecekti,hep geride kalacaktı. OGame’de kaderimizi nasıl çizelim derken yaz tatili arası geldi. Muzzy Bursa’ya döndü bende Altınoluk’a gittim. Oyunlarımızı tatile aldık,yaz dönüşü yeni bir strateji belirlemeyi düşünüyorduk. Ama bir gün Muzzy aradı beni “olm benim hesap silinmiş ya” dedi. “Nasıl olur yaa, bi yanlışlık vardır” dedim. O da “Olm oyuna 1 ay girmeyince hesap siliniyor ya bende girmemişim heralde silinmiş ama ben yöneticilere mail attım bakalım” dedi. Ve sonuç mu ? Muzzy’nin hesabını geri alamadık :( Artık Muzzy OGame’de yoktu. Ve bu olaydan sonra OGame hayatımı sonlandırmam gerektiğini hissetim. Bende 1 ay boyunca hiç oyuna girmeyerek kendi hesabımın sildirdim. OGame hayatımız bitmişti artık,kendi ‘gerçek’ hayatlarımıza dönüyorduk artık. İlk zamanlar çok zor olsa da sonralardan alıştık ama. Hata “ulan OGame ömür törpüsüymüş be” bile dedik :) Çünkü tüm zamanımızı alıyordu oyun. Biz Muzzy’yle oyunu bıraktık ama Librarian oyunu bırakmadı. İyice gelişerek ilk 10’a kadar yükseldi. Fakat o da daha sonralardan bıraktı..
Yazarken bile o günleri aynen yaşadım. İnsanın içi bi farklı oluyor ya,özlüyor o günleri. OGame’in zamanı öldürdüğünü bilmeme rağmen dün 52.Evrende bir hesap aldım, değişiklik olsun diye. Belki eski eğlenceyi,heyecanı yakalarım. Gerçi Muzzy ve Librarian’sız OGame’de olmaz ama işte olduğu kadar artık. Ki o günleri yaşamış,geçirmiş biri olarak daha da bilinçliyim. Oyunun ömür törpüsü olmasına izin vermeyeceğime inanıyorum,inanmak istiyorum :)
OGame'le ilgili Siteler
OGame'le ilgili Resimler








Çok fena gelişiyorum,bekle ulen 52.evrennn :P
Oyuna 3 Mayıs 2010 itibariyle kesin başlangıcımı yaptım bu arada :)
722 ( toplam 7.411 oyuncu içinde 3.686. siradasin )
Ge-li-yo-rum :P
Az önce üzücü haberi aldım,sabahın en erken saatinde,günlerden pazar olmasına rağmen biri saldırmış. Pek bi filom yoktu aslında ama 3bin puan geriledim. Neyse gelişirim yine :)
Ama ay çıkmadı ona üzüldüm,ay çıkaydı iyiydi ya :(
Ve cAfRi ogame'i ikinci kez bırakır..