Metro 2033 (PC)
Büyük bir heyecanla oynadığım 'Metro 2033' ü sonunda bitirmiş olmanın bir burukluğu var içimde. Oyun konu,kurgu,işleyiş ve gerçeklik konusunda fazlasıyla güzel olmuş. Bitirince de böyle üzülmem normal tabi.
Oyun savaş sonrasında parçalanmış Rusya'da geçiyor. Oyundaki tüm karakterlerin rus aksanıyla ingilizce konuşması oyunu gerçekçi kılan,hissettiren en büyük unsur bence. Ha birde oyundaki duvarlarda,tabelalarda kiril alfabesiyle yazılan yazıların olması var.
Oyunun geçtiği Rusya'da yeryüzü tamamiyle yaşanılmaz hale gelmiş,gaz maskesi olmadan dolaşmak imkansızlaşmış. Birde bunun üstüne yeryüzünü yaratıkların istila etmiş olması insanları yeraltındaki metro istasyonlarında yaşamaya mecbur bırakmış.
Oyunun Metro'da geçmesinden dolayı mekanlar oldukça karanlık,fenerimizle sadece belirli yerleri aydınlatabiliyoruz. Bu da oyunu oynarken heran herşeyin olabileceği hissiyatıyla biraz tırstırıyor. Ben çoğu zaman oynarken tırstım,tehlikenin nereden geleceği hiç belli olmuyor çünkü. Bi anda beklemediğiniz bir yönden bir yaratık saldırısı olabiliyor. Birde oyundaki mermilerin ucu ucuna yetmesi oyunu zorlaştırıp,iyice odaklanmamız gerektiğini,yoksa öleceğimiz hissiyatını fazlasıyla veriyor. Bu yüzden korku,gerilim fazlasıyla hissediliyor.
Oyundaki karakterimizin adı 'Artyom'. Oyunun işleyişi boyunca bir istasyondan diğer istasyona giderken yaratıklarla ve istasyonlarda duran yağmacı insanlarla savaşıyoruz. Yeraltında imkanların kısıtlı olmasından dolayı insanlar istasyonlarda gruplaşmış,çeteleşmiş haldeler çünkü. Hatta diyebilirim ki Artyom'a en çok zararı insanlar veriyor.
Oyun içi videolar,dialoglar gerçekten çok gerçekçi olmuş,oyuna 'film' tadı katmış. Sanki bir filmin içerisindeymişiz,onu yaşıyormuşuz gibi.
Görsellik ve gerçekçilik oyunda fazlasıyla hissettirilmiş,insanların metro istasyonlarındaki çaresiz yaşayışları,herhangi bir saldırıda yara aldığımızda çektiğimiz acı,gaz maskemizi takmadığımız zaman öksürerek sanki boğuluyormuş hissi,gaz maskemizle çatışmaya girip darbe aldığımızda camının çatlaması ve havanın bitmesiyle bulanıklaşma,ara ara gördüğümüz halüsinasyonlar ve daha birçok şey.
Oyun kısacası çok çok güzel olmuş,indirmeyi düşünen,indiripte oynasam mı diyen herkese şiddetle tavsiyedir.
Oyun İçi İpuçları
- T 'ye bastığımızda saate bakabiliyoruz oyunda. Gaz maskemizin ne kadar süresi kaldığını flnda öğrenebiliyoruz.
- M 'ye bastığımızda klasör şeklindeki bir haritaya ulaşıyoruz ve sol elimizdeki çakmakla da bu klasörü adınlatıp iyice okuyabiliyoruz yazanları.
- Cephane sık sık bitiyor ne yazık ki. Cephane,sağlık vb. ekipman toplama işini 3 şekilde yapabiliyoruz. Metro istasyonlarındaki satın alınabilecek yerlerden, kutu vb. şeylerin içinden ve ölü insanların üzerinden. Bunun için E'ye basmamız gerekli. E oyun içerisinde bir çok şeye yarıyor. Kapı açma,birşey seçme,anlık yaratıklardan kurtulma,düşerken son anda bir yere tutunma gibi.
Oyun içi Görüntüler
Oyunun Resmi sitesi






İzmir Metro'su bu oyundan sonra daha farklı görünüyor gözüme :)